Diş beyazlatma (bleaching), günümüzde estetik diş hekimliğinde en sık talep edilen kozmetik tedavilerden biri haline gelmiştir [1]. Dişlerin renklenmesi kaynaklarına göre ekstrinsik (dış kaynaklı) ve intrinsik (iç kaynaklı) olarak sınıflandırılır [2]. Örneğin, ekstrinsik renklenmeler sıklıkla çay, kahve, kırmızı şarap gibi gıdaların tüketimi veya tütün kullanımı sonucu mine yüzeyinde oluşan dış lekelerden kaynaklanırken; intrinsik renklenmeler genellikle tetrasiklin gibi antibiyotiklerin gelişim çağında kullanımı, aşırı florür alımı, pulpa nekrozu ya da mine ve dentinin gelişimsel bozuklukları nedeniyle dişin iç yapısında meydana gelir [2][3]. Dişlerdeki renklenme problemlerinde beyazlatma uygulaması, porselen laminate veneer gibi restoratif yaklaşımlara kıyasla diş dokusuna zarar vermeden renk düzeltimi yapabilen konservatif bir çözüm sunar [3]. Bu yönüyle, uygun endikasyonla uygulandığında beyazlatma tedavisi hastaların estetik beklentilerini minimal invaziv bir yöntemle karşılayabilmektedir [1][3].
Beyazlatma Ürünlerinin Türleri
Diş beyazlatma yöntemleri, uygulama şekli ve kullanım yerine göre genel olarak üç ana gruba ayrılır: diş hekiminin klinikte uyguladığı ofis tipi beyazlatma, hekim tarafından verilen ürünlerin hasta tarafından evde uygulandığı ev tipi (take-home) beyazlatma ve hastaların kendi kendine temin edip uyguladıkları reçetesiz (over-the-counter, OTC) beyazlatma ürünleri [1][4]. Ayrıca, canlılığını yitirmiş (devital) dişlerin içten beyazlatılması için kullanılan internal (non-vital) beyazlatma yöntemi de mevcuttur [10].
| Beyazlatma Türü | Uygulama Yeri | Aktif Madde / Konsantrasyon | Süre / Seans | Avantajları | Dezavantajları / Yan Etkiler | Kaynak |
|---|---|---|---|---|---|---|
| Ofis Tipi (In-office) | Klinik | %30–40 H₂O₂ | 1–3 seans, 15–60 dk | Hızlı sonuç, hekim kontrolü | Geçici hassasiyet, gingival irritasyon | [5], [12] |
| Ev Tipi (At-home) | Hasta evde uygular | %10–16 Karbamid Peroksit | Günlük, 1–3 hafta | Kontrollü, düşük maliyet | Uzun süreli kullanım, sabır gerektirir | [5], [6] |
| OTC (Reçetesiz) | Market / eczane | %1–10 H₂O₂ veya aşındırıcı partikül | Düzenli kullanım | Ucuz, kolay erişim | Sınırlı etki, kontrolsüz kullanım riski | [4], [7], [8] |
| İnternal (Devital) | Kanal tedavili dişin içine | %30 H₂O₂ veya Sodyum Perborat | Seanslar halinde | Devital dişlerde etkilidir | Kök rezorpsiyonu riski | [10] |
Ofis tipi beyazlatma doğrudan diş hekimi tarafından klinikte uygulanır. Bu yöntemde genellikle %30–40 gibi yüksek konsantrasyonlu hidrojen peroksit (H₂O₂) içeren beyazlatıcı jeller kullanılır ve uygulama tek seans veya birkaç seans şeklinde gerçekleştirilebilir [5]. Beyazlatıcı jel, dişlerin ön yüzeyine sürüldükten sonra 15-60 dakikalık sürelerle diş üzerinde tutulur; bazı sistemlerde jelin etkinliğini arttırmak ya da uygulama süresini kısaltmak amacıyla özel LED/halojen lambalar veya lazer gibi ışık kaynakları da kullanılabilmektedir [5]. Ofis tipi beyazlatmanın avantajı, hızlı bir şekilde gözle görülür sonuçlar elde edilmesi ve işlemin hekim kontrolünde güvenli bir şekilde yapılmasıdır. Ancak yüksek peroksit konsantrasyonları nedeniyle işlem sırasında veya sonrasında geçici hassasiyet gibi yan etkiler görülebilir (aşağıda ayrıntılı anlatılmıştır).

Ev tipi beyazlatma ise diş hekiminin rehberliğinde, hastanın beyazlatma işlemini kendi evinde uygulaması esasına dayanır. Hekim, hastadan alınan ölçülere göre hazırlanan kişiye özel yumuşak şeffaf plaklar (kalıplar) ve görece düşük konsantrasyonlu beyazlatıcı jel temin eder. Bu jeller genellikle %10–16 karbamid peroksit (veya yaklaşık %3–6 oranında hidrojen peroksite eşdeğer) içerir [5]. Hasta, plağın içine jeli yerleştirip genellikle günde birkaç saat veya gece boyunca olacak şekilde, hekim tarafından önerilen süre ve sıklıkta uygulamayı gerçekleştirir. Ev tipi beyazlatmada tedavi süresi birkaç hafta gibi daha uzun bir zaman dilimine yayılır, ancak elde edilen renklenme açma düzeyi ofis tipine benzer olabilmektedir [5]. Nitekim literatürde, doğru protokoller uygulandığında ev tipi ve ofis tipi beyazlatma yöntemlerinin beyazlatma etkinliği açısından benzer sonuçlar verebildiği bildirilmektedir [5]. Bir Cochrane derlemesinde de evde uygulanan peroksit bazlı beyazlatma tedavisinin plasebo ile karşılaştırıldığında belirgin şekilde diş rengini açtığı gösterilmiştir [6]. Bu veriler, hekim kontrolünde hastaya evde uygulaması için verilen yöntemlerin etkili olduğunu ve klinik sonuçlarının ofis tipi uygulamalarla karşılaştırılabilir düzeyde olabileceğini ortaya koymaktadır [5][6].

OTC beyazlatma ürünleri, reçetesiz olarak market veya eczanelerde satılan, kullanıcıların kendi başlarına uygulayabildikleri ürünleri kapsar. Bu gruba beyazlatıcı diş macunları, gargaralar, bantlar (whitening strips), kalemler (paint-on jeller) ve sakızlar gibi ürünler dâhildir [4]. Profesyonel yöntemlere göre daha ulaşılabilir ve düşük maliyetli olsalar da, aktif madde konsantrasyonlarının düşük olması ve uygulama sınırlamaları nedeniyle beyazlatma etkileri genellikle yüzeyseldir [4][7].Beyazlatıcı diş macunları, genellikle silika gibi aşındırıcı partiküller içererek diş yüzeyindeki ekstrinsik lekeleri uzaklaştırır [8][9]. Uzun süreli kullanımda çay veya kahve lekelerini azaltabilir; ancak intrinsik renk açma sağlamaz [8][9]. Bazı formülasyonlarda düşük oranda hidrojen peroksit, sodyum bikarbonat veya sodyum trifosfat bulunsa da etkileri sınırlıdır [9]. Aktif karbon içeren macunların ise beyazlatma üzerine anlamlı bir katkısı olmadığı gösterilmiştir [4].Beyazlatıcı gargaralar, genellikle yüzeysel etki gösterir; bazı formüllerinde düşük pH’lı asidik bileşikler bulunduğu ve uzun süreli kullanımda mine erozyonu oluşturabileceği bildirilmiştir [4].OTC ürünler arasında %5–15 hidrojen peroksit içeren beyazlatma bantları, diş minesine nüfuz ederek intrinsik beyazlatma sağlayabilen en etkili seçenektir [4]. Nitekim, %6 hidrojen peroksit içeren bir jel boyanın hem klinik hem ev uygulamasında benzer düzeyde beyazlatma sağladığı bildirilmiştir [4]. Ancak bu ürünlerin kontrolsüz kullanımı, diş ve çevre dokular için risk oluşturabileceğinden, diş hekimi tavsiyesiyle kullanılmaları önerilir [4].

Son olarak, Devital beyazlatma yöntemi, özellikle kanal tedavisi görmüş ve bu nedenle renginde koyulaşma meydana gelmiş devital dişler için uygulanan ayrı bir prosedürdür. Internal beyazlatmada, diş hekimi tarafından dişin pulpa odasına sodyum perborat veya %30’luk hidrojen peroksit gibi bir oksitleyici ajan yerleştirilir ve geçici dolgu ile kapatılır [10]. Ajan, dişin iç yapısında belirli bir süre (genellikle birkaç gün) bekletildikten sonra uzaklaştırılır ve gerekirse yenilenerek işlem tekrarlanır. Bu şekilde, dişin iç kısmından dışına doğru renk açılması sağlanır. Internal beyazlatma işlemi seanslar halinde gerçekleştirilir ve istenen renk tonuna ulaşılıncaya dek birkaç uygulama gerekebilir [10]. Internal yöntemin avantajı, devital dişlerde dış yüzeyden yapılan beyazlatmanın yeterli olmadığı durumlarda dişin kendi yapısını koruyarak renklenmeyi gidermesidir. Ancak internal beyazlatmada kullanılan güçlü oksidanların sement ve dentin tubülleri üzerinden kök yüzeyine sızması durumunda servikal kök rezorpsiyonu gibi komplikasyonlar oluşabildiği bildirilmiştir; bu nedenle internal beyazlatma mutlaka radyografik ve klinik takip altında, dikkatli bir şekilde uygulanmalıdır [10].

Beyazlatma Ürünlerinin İşlevleri
Beyazlatma ürünlerinin etki mekanizması, kullanılan aktif bileşene ve ürün tipine bağlıdır. Karbamid peroksit ve hidrojen peroksit gibi kimyasal oksidant ajanlar içeren beyazlatıcı ürünler, diş minesine nüfuz ederek renklenmeye neden olan pigmentli molekülleri kimyasal olarak parçalar [11]. Karbamid peroksit uygulandığında, ağız ortamında üre ve hidrojen peroksite ayrışır; böylece daha stabil bir bileşik olan karbamid peroksit, yavaş salınımlı bir hidrojen peroksit kaynağı olarak işlev görür [3][11]. Açığa çıkan hidrojen peroksit molekülleri, diş minesinden dentine doğru difüze olarak organik pigmentleri okside eden serbest radikaller (örneğin perhidroksil radikali ve serbest oksijen radikalleri) oluşturur [11]. Bu radikaller, dentin tübüllerine kadar ulaşıp dentin içindeki kromojen moleküllerin yapısını değiştirerek renklerini açar. Sonuç olarak, çay, kahve, tütün gibi etkenlerle yıllar içinde oluşmuş organik renklenmeler, peroksit bazlı ajanlar sayesinde kimyasal olarak renklessiz hale getirilir ve dişlerin daha beyaz görünmesi sağlanır [11].
Öte yandan, beyazlatma amacıyla kullanılan tüm ürünler kimyasal olarak diş yapısını içeriden beyazlatmaz. Özellikle beyazlatıcı diş macunları ve bazı OTC ürünler, daha çok yüzeydeki leke temizliğine odaklanan mekanik veya optik etki mekanizmalarıyla çalışır [8]. Bu ürünlerin içerdiği aşındırıcı partiküller (örn. hidratlı silika, kalsiyum karbonat) diş yüzeyindeki plağı ve dışsal lekeleri fiziksel sürtünme ile uzaklaştırarak dişlerin daha temiz ve parlak görünmesini sağlar [8]. Ayrıca, bazı macun formülasyonlarına eklenen düşük oranlı peroksit, papain ve bromelain gibi enzimler, sodyum pirofosfat veya sodyum altıfosfat gibi kimyasallar da plak oluşumunu azaltıp lekelerin tutunmasını zorlaştırarak kimyasal temizlik etkisi gösterebilir. Bunlara ek olarak, optik parlatıcı ajanlar da bazı beyazlatıcı macunlarda bulunmaktadır. Örneğin mavi covarine adlı mavi renkli bir pigment, diş macunlarında kullanılan bir optik ajandır ve fırçalama sonrasında diş minesine ince bir film halinde tutunarak dişlerin rengini optik illüzyonla daha beyaz algılatır [8]. Mavi covarine, diş yüzeyinde mavimsi bir ton bırakarak sarı yansımayı nötralize eder ve böylece anında ancak geçici bir beyazlık hissi oluşturur [8]. Bu tür optik veya mekanik etki mekanizmaları, diş yapısında derinlemesine bir renk değişimi sağlamamakla birlikte, düzenli kullanımda yeni lekelerin birikimini engelleyerek profesyonel beyazlatma sonrası elde edilen sonucun korunmasına yardımcı olabilir.
| Ürün Türü | Etki Tipi | Etki Mekanizması | Örnek İçerikler | Klinik Not |
|---|---|---|---|---|
| Peroksit Bazlı Jeller | Kimyasal (oksidasyon) | Pigment moleküllerini serbest radikallerle parçalar | H₂O₂, Karbamid Peroksit | Diş rengini içten açar |
| Beyazlatıcı Macunlar | Mekanik | Aşındırıcı partiküllerle yüzey temizliği | Silika, Kalsiyum Karbonat | Yüzeysel leke giderir |
| Enzim ve Kimyasal Temizleyiciler | Kimyasal | Plak ve leke bağlarını çözer | Papain, Bromelain, Sodyum Pirofosfat | Destekleyici etki sağlar |
| Optik Parlatıcılar | Optik illüzyon | Mavi film tabakasıyla sarılığı nötralize eder | Mavi Covarine | Anlık beyazlık etkisi |
Klinik Önemi
Diş beyazlatma tedavisinin klinik açıdan en önemli avantajı, diş dokusundan herhangi bir madde kaldırmaksızın (örn. aşındırma veya preparasyon yapmadan) diş rengini açarak estetik bir iyileşme sağlayabilmesidir [1]. Bu yönüyle beyazlatma, porselen vener veya kron gibi restoratif yaklaşımlara kıyasla minimal invaziv bir alternatiftir ve doğru endikasyonla uygulandığında diş yapısına zarar vermeden kozmetik fayda sunar [3]. Güncel araştırmalar, diş beyazlatma işleminin üretici talimatlarına ve hekim önerilerine uyulduğu takdirde güvenli ve etkili bir prosedür olduğunu göstermektedir [3]. Zaten diş beyazlatmanın bu derece popüler olmasının ardında da, bireylerin daha beyaz dişlere sahip olma isteğini düşük riskli ve ulaşılabilir bir yöntemle karşılaması yatmaktadır.
Beyazlatma tedavisine başlamadan önce hastaların mevcut diş renklenmesinin nedeni ve tipi doğru değerlendirilmelidir. Renklenmenin ekstrinsik mi intrinsik mi olduğunun belirlenmesi, uygulanacak yöntemin başarısı için kritik önem taşır [2]. Örneğin, sadece dış lekelenme (örneğin kahve, sigara lekesi) olan bir hastada beyazlatıcı diş macunları veya profilaksi ile yeterli sonuç alınabilirken; tetrasilin kullanımı gibi iç kaynaklı yaygın bir renklenmede profesyonel beyazlatma dahi sınırlı kalabilir ve bu durumda lamina vener gibi restoratif çözümler düşünülmelidir. Dolayısıyla, her hasta için beklentiler ve tedavi seçenekleri bireysel olarak değerlendirilerek en uygun beyazlatma yöntemi belirlenmelidir [2].
| Renklenme Tipi | Neden | Uygun Yöntem | Not |
|---|---|---|---|
| Ekstrinsik | Kahve, sigara, çay | Beyazlatıcı macun veya profilaksi | Basit vakalar |
| İntrinsik (hafif) | Yaş, fluorozis | Ev tipi veya ofis tipi beyazlatma | Kombin protokol önerilir |
| İntrinsik (şiddetli) | Tetrasiklin, travma | Veneer veya kron | Beyazlatma sınırlı etkili |
| Devital | Kanal tedavisi sonrası | Internal beyazlatma | Klinik takip gerekli |
Diş beyazlatmanın yan etkileri ve olası zararları konusu, hem hastalar hem de diş hekimleri açısından önem arz etmektedir. Uygun şekilde uygulandığında beyazlatma ajanlarının diş minesinde kalıcı bir hasar veya geri dönüşümsüz yapısal bozukluğa yol açmadığı bildirilmektedir [12]. Beyazlatma işlemi dişin mineral yapısını koruyarak esasen organik pigmentler üzerinde etki gösterir. Bununla birlikte, özellikle yüksek konsantrasyonlu peroksit jel uygulamalarında mine yüzeyinde geçici bir demineralizasyon ve mikrosertlik azalması meydana gelebildiği çeşitli in vitro çalışmalarla gösterilmiştir [13]. Örneğin %30–35 hidrojen peroksit ile yapılan ofis tipi beyazlatma sonrasında, işlem biter bitmez ölçülen mine mikrosertlik değerlerinde başlangıç durumuna kıyasla istatistiksel olarak anlamlı düşüşler saptanmıştır [13]. Ancak bu etkilerin büyük çoğunluğunun geçici olduğu ve tedavi sonlandıktan sonra tükürüğün doğal tamponlayıcı/remineralize edici etkisiyle veya florürlü ürünlerin (ör. florür jeli, florürlü diş macunu) uygulanmasıyla mine sertliğinin büyük ölçüde yeniden kazanılabildiği rapor edilmektedir [14]. Nitekim yapılan derleme çalışmalar, beyazlatma sonrası mine yüzeyinde oluşan mineral kayıplarının ağız ortamının simüle edildiği durumlarda (yani dişlerin işlem aralarında yapay tükürük ya da tükürüğe bırakıldığı ve florür uygulandığı koşullarda) belirgin oranda azaldığını göstermiştir [14]. Bu bulgu, klinik pratikte beyazlatma sonrasında iyi bir ağız bakımı ve gerektiğinde florür takviyesiyle mine yüzeyindeki değişimlerin geri döndürülebileceğini ortaya koymaktadır.
Beyazlatma tedavilerinde en sık karşılaşılan yan etki, işlem sırasında veya hemen sonrasında ortaya çıkan diş hassasiyetidir [12]. Hastalar, özellikle ofis tipi uygulamalarda beyazlatma esnasında ani soğuk sıcak duyarlılıklarından şikâyet edebilirler. Bu hassasiyet genellikle geçicidir ve birkaç gün içinde kendiliğinden kaybolur [2]. Hassasiyetin mekanizması tam olarak açıklanamamış olsa da, peroksitin dentin tübülleri içinde sıvı hareketini ve pulpada geçici bir inflamatuar yanıtı tetiklediği düşünülmektedir. Hassasiyet gelişen olgularda, tedavi süresinin kısaltılması, uygulama sıklığının seyreltilmesi veya potasyum nitrat, sodyum florür gibi desensitizan ajanların kullanılması önerilebilir. Bunun yanında, gingival irritasyon (dişeti hassasiyeti) da özellikle yüksek konsantrasyonlu jelin dişetiyle temas etmesi durumunda görülebilen bir yan etkidir [12]. Beyazlatıcı jel uygulanırken diş etlerinin iyi izole edilmemesi, hastanın evde kullandığı plağın taşma yapması veya bantların yumuşak dokulara değmesi halinde dişetinde beyazlama, yanma veya tahriş meydana gelebilir. Bu irritasyon da genellikle hafif düzeydedir ve jel uzaklaştırıldıktan kısa bir süre sonra düzelir [12]. Tüm bu yan etkilerin genellikle geçici ve geri dönebilen nitelikte olduğu hastalara anlatılmalı, endişe edilecek kalıcı bir zarar beklenmediği vurgulanmalıdır [2].
| Yan Etki | Neden | Görülme Durumu | Önleme / Yönetim |
|---|---|---|---|
| Diş Hassasiyeti | Peroksit difüzyonu, dentin sıvı hareketi | Sık (%40’a kadar) | Potasyum nitrat, florür jeller, tedavi aralıklarını uzatma |
| Mine Mikroyapı Değişimi | Geçici demineralizasyon | Hafif / Geçici | Florür uygulaması, remineralizan ürünler |
| Gingival İrritasyon | Jelin dişetleriyle teması | Hafif / Kısa süreli | İyi izolasyon, plak taşmasının önlenmesi |
| Servikal Rezorpsiyon | Internal beyazlatmada oksidan sızıntısı | Nadir / Ciddi | Radyografik takip, dikkatli uygulama |
Diş hekimliği pratiğinde, beyazlatma ürünlerinin doğru endikasyonla ve uzman kontrolünde kullanımı büyük önem taşır. Hatalı veya aşırı kullanım durumlarında (örneğin, önerilen süreden daha uzun sürelerle beyazlatıcı jel uygulanması, çok sık aralıklarla kürler yapılması) diş pulpasında irritasyon veya mine yüzeyinde kalıcı değişimler riski artabilir. Bu nedenle, hastaların bilgilendirilmesi ve tedavi protokolüne uyum göstermeleri kritik önemdedir [2]. Amerikan Diş Hekimleri Birliği’nin bilimsel tavsiyeleri, diş beyazlatmanın hekim muayenesi sonrasında, uygun vakalarda ve onaylı ürünlerle yapılmasını önermektedir. Özellikle 16 yaşından küçük çocuklar, hamile veya emziren kadınlar ile dişlerinde çatlak veya çürük bulunan hastalar beyazlatma için iyi adaylar olmayabilir. Tedavi öncesinde diş eti sağlığının ve ağız hijyeninin uygun durumda olması da başarılı bir sonuç için gereklidir.
Sonuç olarak, diş hekimliğinde kullanılan beyazlatma ürünleri, doğru hasta ve doğru yöntem seçildiğinde güvenli, etkili ve konservatif bir estetik tedavi seçeneği sunmaktadır [3]. Beyazlatma uygulamaları, bireylerin dişlerinde herhangi bir yapısal değişikliğe gitmeden arzu ettikleri beyazlığa kavuşmalarına imkan tanıyarak yaşam kaliteleri ve özgüvenleri üzerinde pozitif etki yaratır. Klinik deneyimler ve araştırmalar, beyazlatma ile elde edilen estetik iyileşmenin kalıcılığının, hastaların beslenme ve ağız bakım alışkanlıklarına bağlı olarak değişebileceğini göstermektedir. Bu nedenle hastaların tedavi sonrasında renklenmeye yol açabilecek gıdaları tüketirken dikkatli olmaları, sigara kullanımını mümkünse sonlandırmaları ve düzenli diş temizliği yapmaları önerilir. Gerekli görülen vakalarda, belirli aralıklarla pekiştirme beyazlatma seansları uygulanarak elde edilen beyazlığın korunması mümkündür. Tüm bu yönleriyle diş beyazlatma, modern diş hekimliğinde estetik gülüş tasarımının vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir.
Kaynaklar
Rodríguez-Martínez J, Valiente M, Sánchez-Martín MJ. Tooth whitening: from the established treatments to novel approaches to prevent side effects. J Esthet Restor Dent. 2019 Sep;31(5):431-40. doi: 10.1111/jerd.12519.
Alqahtani MQ. Tooth-bleaching procedures and their controversial effects: a literature review. Saudi Dent J. 2014 Apr;26(2):33-46. doi: 10.1016/j.sdentj.2014.02.002.
Carey CM. Tooth whitening: what we now know. J Evid Based Dent Pract. 2014 Jun;14 Suppl:70-6. doi: 10.1016/j.jebdp.2014.02.006.
de Freitas MR, de Carvalho MM, Liporoni PC, Fort AC, de Moura RM, Zanatta RF. Effectiveness and adverse effects of over-the-counter whitening products on dental tissues. Front Dent Med. 2021;2:687507. doi: 10.3389/fdmed.2021.687507.
de Geus JL, Wambier LM, Kossatz S, Loguercio AD, Reis A. At-home vs in-office bleaching: a systematic review and meta-analysis. Oper Dent. 2016 Jul-Aug;41(4):341-56. doi: 10.2341/15-287-LIT.
Eachempati P, Kumbargere Nagraj S, Kiran Kumar Krishanappa S, et al. Home-based chemically-induced whitening (bleaching) of teeth in adults. Cochrane Database Syst Rev. 2018 Dec 18;12:CD006202. doi: 10.1002/14651858.CD006202.pub2.
Demarco FF, Meireles SS, Masotti AS. Over-the-counter whitening agents: a concise review. Braz Oral Res. 2009;23 Suppl 1:64-70. doi: 10.1590/S1806-83242009000500010.
Joiner A. Whitening toothpastes: a review of the literature. J Dent. 2010;38 Suppl 2:e17-24. doi: 10.1016/j.jdent.2010.05.017.
Li Y. Stain removal and whitening by baking soda dentifrice. J Am Dent Assoc. 2017;148:S20-6. doi: 10.1016/j.adaj.2017.09.006.
Plotino G, Buono L, Grande NM, Pameijer CH, Somma F. Nonvital tooth bleaching: a review of the literature and clinical procedures. J Endod. 2008 Apr;34(4):394-407. doi: 10.1016/j.joen.2007.12.020.
Kwon SR, Wertz PW. Review of the mechanism of tooth whitening. J Esthet Restor Dent. 2015 Sep-Oct;27(5):240-57. doi: 10.1111/jerd.12152.
Goldberg M, Grootveld M, Lynch E. Undesirable and adverse effects of tooth-whitening products: a review. Clin Oral Investig. 2010 Feb;14(1):1-10. doi: 10.1007/s00784-009-0302-4.
Borges AB, Zanatta RF, Barros AC, Silva LC, Pucci CR, Torres CR. Effect of hydrogen peroxide concentration on enamel color and microhardness. Oper Dent. 2015 Jan-Feb;40(1):96-101. doi: 10.2341/13-371-L.
Attin T, Schmidlin PR, Wegehaupt F, Wiegand A. Influence of study design on the impact of bleaching agents on dental enamel microhardness: a review. Dent Mater. 2009 Feb;25(2):143-57. doi: 10.1016/j.dental.2008.05.010.










