Dentalpiyasa.com'a git

Dentaluzman Logo
Giriş Yap
Üye Ol
  • Ürün Rehberi
  • Klinik Tavsiyeler
  • Vaka Sunumu
Anasayfa
Ürün Rehberi
Diş Hekimliğinde Ortodontik Tel : Seçiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler
Ürün Rehberi

Diş Hekimliğinde Ortodontik Tel : Seçiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Jiyan Bakış

İçerik Geliştirme Uzmanı

Yayınlama Tarihi: 14 Mayıs 26

Güncelleme Tarihi: 14 Mayıs 26

Ortodontik Tel Seçiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Ortodontik tedavilerde kullanılan teller, diş hareketlerinin yönü, hızı ve etkinliği üzerinde doğrudan belirleyici olduğu için doğru tel seçimi, tedavi başarısının temel taşlarından biridir. Bu rehber, ortodontik tel türleri, malzeme özellikleri, tedavi fazlarına göre kullanım alanları, kesit geometrileri ve üretici kalite kriterleri gibi başlıca konuları bilimsel kaynaklara dayanarak kapsamlı biçimde ele almaktadır.

1. Ortodontik Tel Türleri ve İşlevleri

Ark telleri

Sabit ortodontik apareylerde, diş hareketini sağlayan temel eleman ark telleridir. Braketlerle birlikte kullanılarak dişlere kuvvet uygularlar ve ortodontik tedavinin belkemiğini oluştururlar​[1]. Ark telleri, braketlerin yuvalarından geçirilip diş dizisi boyunca uzanarak istenen hareketleri (döndürme, eğme, yer değiştirme vb.) iletir. Farklı çap ve kesitlerde üretilebilen ark telleri, tedavinin her aşamasında ana kuvvet kaynağı olarak görev yapar.

Ligatür telleri

Ligatür telleri, ince paslanmaz çelik bağlayıcı teller olup ark telini braket yuvasında tutmak veya belirli dişlere ekstra kuvvet uygulamak için kullanılır. Sabit tedavide ligatürleme, ark telini braket içinde sabitlemek için gereklidir[5]. Metal ligatür telleri, elastomerik lastiklere kıyasla daha güvenli tutunma, daha düşük sürtünme ve daha yavaş kuvvet kaybı sağlar​[5]. 

Yardımcı teller

Ana ark teline ek olarak kullanılan her türlü yardımcı tel ve yay bu gruba girer. Örneğin; yardımcı ark telleri (örn. intruzyon/utility arkları), ana ark teline paralel ikinci bir tel olarak takılıp istenen özel hareketleri (ör. ön diş intrüzyonu, çapraşıklık açma) sağlar. Bu tür yardımcı ark telleri, ana ark telinin sınırlarına ulaşıldığında ek kuvvet ve kontrol imkânı verir. 

Kobayashi ligatürleri gibi özel ligatür telleri, üzerlerindeki kanca sayesinde elastik takılmasına olanak tanıyarak elastik kuvvetlerin iletimine yardımcı olur​. 

Ayrıca spiral yaylar (coil spring) da tel formunda yardımcı elemanlar olup, açık coil yaylar ile dişler arasında aralık açılabilir veya kapalı coil yaylarla boşluk kapatma kuvveti sağlanabilir. Yardımcı teller genel olarak destekleyici biomekanik işlev görür: Örneğin, gömülü bir dişi sürdürmek için ana tel üzerine NiTi tel uygulanarak sürekli hafif çekme kuvveti verilebilir​. Sonuç olarak, ark teli, ligatür teli ve yardımcı teller birlikte çalışarak tedavi boyunca kontrollü ve yönlendirilmiş diş hareketleri elde edilir.

 

Screenshot 2025-06-22 at 19.49.23.png
Görsel 1 : 1.Coil Spring , 2.Kobayashi Ligatürü [12]

 

 


2. Tel Malzemeleri ve Mekanik Özellikleri

  • SS(Paslanmaz Çelik) teller yüksek dayanım ve düşük sürtünme sunarak özellikle ileri tedavi aşamalarında stabilizasyon ve kuvvet iletimi için idealdir​[2]. Ancak sert olmaları sebebiyle başlangıç safhasında çok yüksek kuvvet uygulayabilirler; bu nedenle tedavinin erken fazlarında genellikle daha elastik teller tercih edilir.

  • NiTi teller, küçük kuvvetlerle uzun süreli aktivasyon sunarak diş hareketini sürekli kılar ve hastaya daha konforlu, hafif kuvvet uygulamasını sağlar[2]. NiTi tellerin esneklik aralığı (range) geniştir ve bir defa bağlandığında, diş hareketine paralel olarak kuvveti yavaşça düşerek uzun süre aktif kalırlar. Bu sayede NiTi teller, başlangıç seviyesinde diş dizilim bozukluklarını nazikçe düzeltmek için çok uygun kabul edilir[3].

  • Beta-Titanyum (TMA) teller, Titanyum, Molibden ve az miktarda diğer elementlerin alaşımıdır. Nikel içermezler, bu nedenle Nikel alerjisi olan hastalarda tercih sebebi olabilir. Beta-titanyum tellerin elastik modülü, SS’e göre daha düşük (~170 GPa civarı) ve NiTi’den yüksektir, yani ara sertlikte bir davranış sergiler[2].SS telin yaklaşık yarısı kadar rijitliğe sahip oldukları ve iki kat fazla esneme yeteneği gösterdikleri bildirilmiştir​[7].Bu sayede TMA teller, orta düzey kuvvet gerektiren durumlarda (ör. kök kontrolü gereken son aşamalar) tercih edilir; yeterli kuvvet uygularken aşırı sert olmadıkları için detay düzeltme bükümleri yapılmasına olanak tanır. Bununla birlikte, beta-titanyum tellerin yüzeyi titanyum içeriği nedeniyle nispeten pürüzlü olabilir ve sürtünme dirençleri diğer alaşımlara kıyasla daha yüksektir​​[7].

  • Estetik teller, Paslanmaz çelik veya NiTi tellerin üzeri teflon/epoksi gibi polimerlerle veya ince seramik tabakayla kaplanarak diş renginde görünmeleri sağlanır. Bu teller, estetik kaygıları olan özellikle erişkin hastalar için geliştirilmiştir. Ancak kaplama malzemesi tellerin mekanik özelliklerini bir miktar zayıflatabilir. Örneğin, kaplamalı “estetik” tellerin çekme ve akma dayanımlarının benzer çıplak metal tellere göre daha düşük olduğu (akma ~650 N ile en düşük değerde) gösterilmiştir[2]. 

Genel Karşılaştırma:
  • SS: Sert ve dayanıklı (son aşamalar)
  • NiTi: Esnek ve sürekli kuvvetli (başlangıç)
  • TMA: Orta rijitlik ve form verilebilirlik (detay düzeltme)
  • Estetik: Görsel avantaj, düşük mekanik performans

Hiçbir tel tek başına tüm özellikleri sunmadığı için kombinasyonlar gereklidir [1].


3. Klinik Kullanım Endikasyonları

  • Başlangıç (hizalama) fazında, dişlerdeki çapraşıklık ve rotasyonları düzeltmek için düşük kuvvet uygulayan, yüksek esneklikli teller tercih edilir​​[7]. Bu aşamada ideal tel, düzensiz diş pozisyonlarına uyum sağlayabilecek kadar esnek olmalı ve dişleri fazla travmatize etmeden, hafif kuvvetlerle hizalamalıdır. Bu nedenle çoğunlukla süperelastik NiTi teller (örn. 0.014” veya 0.016” yuvarlak NiTi) kullanılır. Nikel-titanyum teller, ilk aşamada yaygın biçimde kullanılır çünkü sürekli ve nazik kuvvetlerle dişleri hizalarlar​[3] Alternatif olarak, multi-strand (örgülü) paslanmaz çelik teller de başlangıçta kullanılabilir; bunlar ince birden çok telin burularak oluşturduğu teller olup esneklikleri yüksektir ve benzer şekilde hafif kuvvetle hizalama yapabilir. Başlangıç ark telleri genellikle yuvarlak kesitlidir (çapraz kesiti dairesel), bu da braket içinde minimum kök torku ile serbestçe hareket etmelerine olanak verir. Böylece dişler sürtünme engeli olmadan sıralanır ve ilk düzeltmeler sağlanır​​[7].

  • İlerleme (seviyeleme ve çalışma) fazlarında, diş dizisi büyük oranda hizalandıktan sonra ark formunun geliştirilmesi, dikey ve yatay düzlemlerde ince ayarlar yapılması gerekir. Bu aşamada daha rijit ve köşeli kesitli teller devreye girer. Örneğin daha kalın NiTi teller (0.018” NiTi veya köşeli 0.016×0.022” NiTi) veya beta-titanyum teller kullanılarak ark formu genişletilir, eğimler düzeltilir​[7]. Bu teller, başlangıca kıyasla daha yüksek kuvvet üretir ve diş arkının şeklini korumada daha etkilidir. Özellikle beta-titanyum teller bu orta aşamada popülerdir, zira paslanmaz çelikten yumuşak, NiTi’den sert özellik göstererek kontrollü kuvvet artışı sağlar​​[7]. Eğer daha da fazla kuvvet veya stabilite gerekirse paslanmaz çelik teller devreye sokulabilir; örneğin kapanış düzleminde değişiklik (örtükapanış açma) gerekiyorsa rijit yapısıyla SS tel tercih edilebilir​​[7]. Bu aşamada teller genellikle dikdörtgen kesitli hale getirilir (örn. 0.019×0.025” boyutlarında). Dikdörtgen teller, braket yuvasını doldurarak dişin kök torkunu ve angulasyonunu kontrol eder[8]. Nitekim, tam yuva doluluğuna yakın bir dikdörtgen tel, braket içinde boşluk (“play”) az olduğu için daha yüksek tork momentleri oluşturabilir​[8]. Örneğin 0.017×0.025” telin 0.018” yuvada, 0.019×0.025” telin 0.022” yuvaya göre anlamlı biçimde daha güçlü tork ilettiği gösterilmiştir​[8]. Bu nedenle kök kontrolü gereken durumlarda küçük slotlu sistemlerde nispeten daha küçük kesitli tel ile daha etkin tork alınabilir. Çelik ve TMA teller arasında da farklar vardır; aynı kesitte paslanmaz çelik, beta-titanyuma kıyasla daha yüksek moment üreterek tork vermede daha “keskin” davranır​[8]. Bu yüzden uygulamada, önce büyük boyutlu köşeli NiTi veya TMA tellerle düşük dozda tork verilip dişler alıştırılır, ardından aynı boyutta paslanmaz çelik tel takılarak maksimum tork ve konum stabilitesi sağlanır​​[7].

  • Finishing (son düzeltme) fazında, dişler hedef pozisyona çok yakındır ve ince ayarlar ile kapanışın ideal hale getirilmesi amaçlanır. Bu aşamadaki tel, orta sertlikte fakat form verilebilir olmalıdır​​[7]. Son düzeltme telleri genellikle 0.016”×0.022” veya 0.017”×0.025” beta-titanyum ya da paslanmaz çelik olarak seçilir. Her iki tel tipi de istenen pozisyonlarda küçük bükümler yapmaya imkan tanır (örneğin dişin konumunu mikro düzeyde ayarlamak için ikinci-üçüncü derece bendler). Beta-titanyum bu açıdan avantajlıdır; paslanmaz çeliğe kıyasla daha esnektir, bu sayede final aşamada hafif elastik hareketlere izin vererek okluzyonun kendi kendine oturmasına yardımcı olur​​[7]. Son aşamada genellikle hafif dikdörtgen (veya kare) kesitli tellerle tüm dişlerin konumu son bir kez kontrol edilir. Bazı klinisyenler, kapanışı pekiştirmek için son 1-2 ay tel takmadan sadece dikey elastik lastikler kullanarak dişlerin kendi konumlarını bulmasına izin verebilirler​​[7]. Bu da gösterir ki, tedavinin finalinde tel seçimi kadar telin kullanım stratejisi de kişiye özgüdür.

  • Bilimsel literatür, tel sekansları konusunda çeşitli öneriler sunmuştur. Örneğin üç aşamalı bir tel dizisinin (0.016” NiTi → 0.018×0.025” NiTi → 0.019×0.025” SS) verimli olduğu bulunmuştur​[9]. 

2024 Cochrane derlemesine göre tel seçiminde klinik üstünlük net değildir. Seçim hasta ihtiyacı ve hekimin deneyimine göre yapılmalıdır [4].


4. Tel Geometrileri ve Klinik Etkileri

Ortodontik tellerin kesit geometrisi, dişlere uygulanan kuvvetin yönünü ve tipini belirlemede kritik rol oynar. 

  • Yuvarlak teller, dairesel kesitli oldukları için braket yuvasında daha serbest dönebilirler. Bu teller sadece braketin içinde temas ettikleri noktalarda kuvvet iletirler ve dişin dönme ve eğilme hareketlerini başlatmada etkilidirler, ancak kök torkukontrolü sınırlıdır. Örneğin 0.016” yuvarlak bir tel, dişi istenen yöne eğebilir veya döndürebilir fakat dişin uzun ekseni etrafındaki dönmesini (torquing) pek kontrol edemez; braket yuvası içinde boşluk kalırsa tel kendi ekseni etrafında dönebilir. Yuvarlak tellerin avantajı, düşük sürtünme ve esneklik ile erken aşamada dişlerin kaydırılmasınıkolaylaştırmalarıdır​​[7]. Ayrıca braket-slot arasında boşluk payı fazla olduğu için, küçük hatalar tel tarafından tolere edilir ve dişler hizalanırken kök pozisyonlarına aşırı kuvvet gelmez. Bu nedenle yuvarlak teller genellikle tedavinin başlangıç ve seviyeleme evrelerinde kullanılır.

  • Kare kesitli teller (örneğin 0.016”×0.016”) hem dikey hem yatay boyutta eşit olduğu için braket yuvasına 45° açıyla oturabilir; pratikte kare teller çok sık kullanılmasa da, belirli tekniklerde ara aşama olarak yer alabilir. 

  • Dikdörtgen kesitli teller (örneğin 0.019”×0.025”) ise braketin dikey ve yatay yüzeylerine tam oturacak şekilde tasarlanır. Böylece tel, brakete torsiyonel kuvvet iletme kabiliyeti kazanır; yani dişin kökünü labial veya lingual yönde hareket ettirecek tork kuvvetleri uygulanabilir. Dikdörtgen tellerin braket içinde dönme payı azdır (torque play düşük), bu sayede belirli bir açının üzerinde tel dönmez ve braket ile birlikte dişin kökünü hareket ettirir​[8]. Örneğin köklerin istenen açılara getirilmesi (kök torku verilmesi) için son aşamada 0.021”×0.025” gibi tam slot boyutuna yakın dikdörtgen teller kullanılır; bu teller braket reçetesindeki tork açısını büyük ölçüde dişe yansıtabilir. Nitekim 0.022” slotlu bir braket sisteminde 0.019”×0.025” tel kullanıldığında belli oranda boşluk kalır ve maksimum ~9 Nmm tork momenti elde edilirken, 0.018” slotta 0.017”×0.025” tel ile ~14 Nmm gibi daha yüksek moment elde edilebildiği gösterilmiştir​[8]. Bu, slot-tel uyumunun ne denli önemli olduğunu vurgular.


5. Üretici Farkları ve Kalite Kriterleri

  • Yüzey kalitesi, sürtünme ve korozyon direnci açısından önemlidir. 

  • Mekanik tutarlılık: Üç farklı markanın 0.016” NiTi telleri arasında esneklik ve kuvvet sürekliliği değişmiş; Dentaurum telleri daha sürekli kuvvet sunmuştur [10].

  • Kalite Belgeleri: ISO 15841 standardı ve ANSI/ADA belgeleri ürünün tutarlı kaliteyle üretildiğini gösterir.

  • Yeni üretim teknikleri: Termal aktif NiTi teller veya iyon implantasyonlu yüzey işlemleri gibi yenilikler vardır ancak etkinlikleri için yeterli kanıt gereklidir .

Sonuç: 

Tel seçiminde üretici kalitesi, yüzey yapısı, biyouyumluluk ve klinik performans değerlendirilmelidir. Pahalı markalar her zaman üstün performans sunmaz; bilimsel veriler dikkate alınarak karar verilmelidir [9, 11].

Kaynaklar:

  1. Chainani P. et al. “Recent Advances in Orthodontic Archwires: A Review.” Cureus 15(9): e(2023).
  2. Bharathi V.S. et al. “Assessment of Various Archwire Materials and Their Impact on Orthodontic Treatment Outcomes.” Cureus 16(9): e69667 (2024).
  3. Uysal I. et al. “Nickel titanium alloys as orthodontic archwires: A narrative review.” Engineering Science and Technology, an International Journal 36(2022): 101277.
  4. Hickman J. et al. “Initial arch wires used in orthodontic treatment with fixed appliances.” Cochrane Database Syst Rev (2024.
  5. Rai S. et al. “Various methods of ligation ties.” IP Indian J Orthod Dentofacial Res 5(1) (2019): 5-10.
  6. Hwang C.J. et al. “Comparison of frictional forces between aesthetic orthodontic coated wires and self-ligation brackets.” Korean J Orthod 44(4) (2014): 167-174.
  7. Adams G, Johnson E. CAO OAP Module 6: Archwires. Canadian Association of Orthodontists; 2017.
  8. Sifakakis I, Pandis N, Makou M, Eliades T, Katsaros C, Bourauel C. Torque efficiency of different archwires in 0.018- and 0.022-inch conventional brackets. Angle Orthod. 2014 Jan;84(1):149-54. doi: 10.2319/021713-138.1.
  9. O’Brien K. “Can a special archwire shorten treatment?” Kevin O’Brien’s Orthodontic Blog (2019).
  10. Salama O.A.E. et al. “Mechanical Properties and Clinical Performance of Different Brands of Nickel Titanium Archwires Following Intraoral Use: A Prospective Clinical Trial.” Int J Health Sci 6(S4) (2022): 2620–2634.
  11. Amini F. et al. “Variations in surface roughness of seven orthodontic archwires: an SEM-profilometry study.”Korean J Orthod 42(3) (2012): 129–137.
  12. Elhussein M, Sandler J. Stainless steel ligatures in orthodontic treatment. Orthodontic Update. 2021;14(1):44–47. doi:10.12968/ortu.2021.14.1.44

 

Yayınlama Tarihi: 14 Mayıs 26

Güncelleme Tarihi: 14 Mayıs 26

Ortodontik Tel Seçiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Yorumlar

Yorum yazın

Diş Hekimliğinde Ortodontik Braket : Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?

ÖNCEKİ YAZI

Diş Hekimliğinde Ortodontik Braket : Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?

SONRAKİ YAZI

Diş Hekimliğinde Loupe Kullanımının Önemi ve Loupe Seçimi
Diş Hekimliğinde Loupe Kullanımının Önemi ve Loupe Seçimi

Ürün Rehberi ile İlgili Diğer İçerikler

Diş Hekimliği ve Ergonominin Önemi
Gündem

Diş Hekimliği ve Ergonominin Önemi

Eylül Sakman

İçerik Geliştirme Uzmanı

Diş Hekimliğinde Ortodontik Braket : Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?
Ürün Rehberi

Diş Hekimliğinde Ortodontik Braket : Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?

Jiyan Bakış

İçerik Geliştirme Uzmanı

Gerçek mi Efsane mi? Evde Diş Temizliği Hakkında Bildiğiniz 6 Uygulama
Gündem

Gerçek mi Efsane mi? Evde Diş Temizliği Hakkında Bildiğiniz 6 Uygulama

Jiyan Bakış

İçerik Geliştirme Uzmanı

En Yeni İçerikler

Kompozitlerde Klinik Performans Analizi: Saremco MHC Mikro Hibrit Kompozit
Klinik Araştırmalar

Kompozitlerde Klinik Performans Analizi: Saremco MHC Mikro Hibrit Kompozit

Jiyan Bakış

İçerik Geliştirme Uzmanı

Apikal Üçlüde Kırık Alet ve Basamak Bulunan Dişin Retreatment Tedavisi - Dt.Abdullah Özceylan
EndodontiVaka Sunumu

Apikal Üçlüde Kırık Alet ve Basamak Bulunan Dişin Retreatment Tedavisi - Dt.Abdullah Özceylan

Dt.Abdullah Özceylan

Hekim

Aşırı Kurvatürlü Maksiller İkinci Molar (Diş 17) Tek Seans Kök Kanal Tedavisi ve Endokron Restorasyonu - Dt.Barkın Aksu
EndodontiVaka Sunumu

Aşırı Kurvatürlü Maksiller İkinci Molar (Diş 17) Tek Seans Kök Kanal Tedavisi ve Endokron Restorasyonu - Dt.Barkın Aksu

Dt.Barkın Aksu

Hekim

 Kök Ucundan Taşmış Kırık Eğeye Sahip Alt Çene Büyükazı Dişinin Endodontik Yönetimi -  Uzm. Dt. Yahya Güven
Vaka SunumuEndodonti

Kök Ucundan Taşmış Kırık Eğeye Sahip Alt Çene Büyükazı Dişinin Endodontik Yönetimi - Uzm. Dt. Yahya Güven

Uzm.Dt.Yahya Güven

Hekim

DentalUzman Endodonti Vaka Yarışması – Kazananlar Belli Oldu !
Vaka Yarışması

DentalUzman Endodonti Vaka Yarışması – Kazananlar Belli Oldu !

Jiyan Bakış

İçerik Geliştirme Uzmanı

Diş Hekimliğinde Anguldurva (Contra-Angle Handpiece ) : Türleri , İşlevleri ve Klinik Önemi
Ürün Rehberi

Diş Hekimliğinde Anguldurva (Contra-Angle Handpiece ) : Türleri , İşlevleri ve Klinik Önemi

Jiyan Bakış

İçerik Geliştirme Uzmanı

Dentaluzman Logo

Kurumsal

  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin İşlenmesine İlişkin Rıza Metni
  • İletişim

İşlem Rehberi

  • Dental Sözlük
  • Nasıl Sipariş Verebilirim
  • Üye Olmadan Alışveriş Yapabilir Miyim?
  • İade & Değişim
  • Faturalarıma Nasıl Ulaşabilirim?
  • Kampanya Koşulları

İş Ortakları

  • Depo Girişi
  • Dentalpiyasa'da Satıcı Olun

Yardım

  • Yardım Merkezi
  • İade & Değişim
  • İletişim

Çağrı Merkezi

Hafta içi 09.00 - 18.00
Cumartesi 09.00 - 13.00

0 850 346 3368

Dentalpiyasa Logo

© Copyright 2026 Dentalpiyasa. Tüm Hakları Saklıdır.

Dentalpiyasa Logo

Çağrı Merkezi

Hafta içi 09.00 - 18.00
Cumartesi 09.00 - 13.00

0 850 346 3368

© Copyright 2026 Dentalpiyasa. Tüm Hakları Saklıdır.