Günümüzde mekanik retansiyon prensibine dayalı restorasyonlar yerini adeziv restorasyonlara bırakmıştır.Biyomimetik diş hekimliği yaklaşımı giderek yaygınlaşmakta olup, temel amaç doğal diş dokularını mümkün olduğunca taklit etmektir.

Olgu Sunumu
28 yaşında sağlıklı kadın hasta, sağ üst bölgede son 3-4 aydır soğuk ile tetiklenen kısa süreli ağrı şikâyeti ile başvurdu.Klinik ve radyografik değerlendirmede şikâyetlerin, 16 numaralı dişte yaklaşık 8 yıl önce yapılmış olan amalgam restorasyondan kaynaklandığı tespit edildi.

Tedavi Basamakları
Eski restorasyonun uzaklaştırılması: Çürük ve çatlaklar su soğutması altında tamamen temizlendi. Pulpaya yakın merkezi kısımda düşük devir ve düşük basınçla çalışıldı.

Selektif asit uygulaması: Ardından kavite dezenfeksiyonu amacıyla 30 saniye boyunca klorheksidin (CHX) uygulandı.

Protokoller: IDS, RC, DWT protokolleri gerçekleştirildi. Bu sayede hibrit tabakanın polimerizasyonu ile daha sonra yapılan direkt kompozit uygulamaları birbirinden ayrıştırıldı. Derin dentin tabakası yerleştirildikten sonra bu kısımdaki ayrılmaların önüne geçildi.

Kompozit restorasyon: Matris bandı uygulamasının ardından restorasyon, 1 mm kalınlığında tabakalar halinde kompozit rezin ile tamamlandı.

Sonuç
Hastanın 1 hafta sonra yapılan kontrolünde şikâyetlerinin tamamen düzeldiği ve ilk gün dahi analjezik kullanımına ihtiyaç duymadığı öğrenildi.
Referans
David Starr Alleman, DDS; Matthew A. Nejad, DDS; Capt. David Scott Alleman, DMD.
The Protocols of Biomimetic Restorative Dentistry: 2002 to 2017.










